İlk değerlendireceğim albüm olarak ilk defa dinlediğim, güzel parçaları olan The Weekend'in Kiss Land albümünden başlamak istedim. Albümdeki şarkıları dinlemek isterseniz yazının en sonuna kaydırdıktan sonra istediğiniz şarkıyı seçebilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim efendim.
Professional
Albüm için altta kalan bir giriş parçası olmuş, benim için. Tabi ki albümün genel özelliklerini taşıyor ama nedense ilgimi çekmedi. Lakin albümünün genelinde olan aşkı Soul türünde anlatması güzel.
The Town
Başlangıç kısmında hiçbir ümidimin olmadığı şarkı beni ikinci yarı şarkıya bir şans vermem hakkında tekrar uyardı. Diğer kısıma geçerken "Sana bir sebep vereceğim" sözlerinden sonra müzikal intronun müthiş bir şekilde girmesi çok iyi olmuş. Kesinlikle bir şans daha vermişim. Albümün güçlü parçalarından biri olmayı hem sözleri ile hem de altyapısı ile başardı. Ayrıca küçük bir detay dikkatimi çekti, ilk kısımda arkada çalan synth benzeri ses yükseldiğinde Abel'ın da sesini arttırması güzel olmuş.
Birinci Kısım < İkinci Kısım
Adaptation
The Town kadar ilgimi çekmese de güzel bir şarkı. Ama nedense şarkı hakkında baya bir kafa karışıklığı var. Çok ortalama bir şarkı, bu parçadan daha iyi parçalar olduğunu düşünüyorum.
Sözlerine bir türlü anlam veremediğim, sadece şimdilik aşk adı altında arka arkaya 3 kere altılı ganyan oynamak istediğini ve bunun yaptıktan sonra nasıl hissettiğini anlatıyor diye yorumladım. Lakin ne kadar saçma da olsun bu hissini bize şarkının ruhu ile hissettirmeyi başarmış. Sözler de daha nizamlı olsaymış daha iyi olurmuş.
Ne kadar sevse de bir türlü tekrar sevemeyeceği ve artık ondan ayrılması gerektiğini konu olarak ele almış. Açıkçası The Town şarkısında da olduğu gibi ritmi yapmış. Benzer. Ama araştırınca şarkının Portishead - Machine Gun şarkısından sample olarak alındığını fark ettim. Güzel oturtmuşlar şarkıya :)
Şarkının o nedensiz iddialı girişini anlamamıştım ki şarkının bir hip-hop, r&b olduğunu ve Drake ile feat olduğunu şarkının ortalarında fark edince bir şeyler kafama oturmaya başladı. Sonradan ritme eşlik eden clap sesleri zaten daha da güçlendirmiş şarkıyı. Kötü nokta ise hikaye anlatımını eksik buldum. Bence Drake ile düet yapmak istemiş de şarkıyı son 15 dakikada yazıp söylemişler gibi geldi.
Altyapı olarak kesinlikle güçlü bir parça. Zaten albümün genelinde de olduğu gibi çok fazla sample kullanılmış. Hem direkt şarkılardan alınmış hem drum machine sampleları. O yüzden bana Daft Punk ve Justice havası veriyor. A bide tabi bu şarkıya özel 80s funk havası.
Kiss Land
Bu şarkı hakkında aman aman bir yorumum yok. Çok ortalama bir şarkı bana göre. Yani ne o kadar beğendim derim ne de tiksindim derim. Lakin bu şarkı hakkında yakındığım bir kısım var. O da bu şarkının kesinlikle 7 dakika 35 saniye olmayı haketmemesi.
Abel kardeşim sana benden bir kardeş tavsiyesi. Geçmişe takılıp kalma. Boşver. Hayat devam ediyor. Giden gitmiş olan olmuş. Kesinlikle hikaye anlatımı olarak güçlü bir parça olarak albümde yerini bulmuş. Konusu, ünün nasıl bir aşkı zedeleyebileceği aslında genel olarak bakarsak. Ve dediğim gibi de bunu anlatmayı başarmış. Sen sen ol Abel. Sıkma canını.
Pretty'den sonra artık olanların üstesinden zor da olsa gelebilmiş bir The Weekend görüyoruz. Şarkı tamamen kabulleniş kokuyor. Lakin alttan alttan da biraz hüzün var. Sanki hala içi biraz buruk. Oğlum bu kız seni aldatmadı mı neden için buruk hala anlamış değilim. Yani benim başımı böyle bir şey gelse ve senin yerinde olsam ne yapacağımı bende bilemem ama en azından üzülmem. Tamam aldatılmak rezalet bir şey hepimiz biliyoruz ama işte kariyerine odaklanman lazım :)
Wanderlust 2.0
Hali hazırda albümde var olan bir parçanın farklı bir melodiyle yayınlanmış hali. Zaten o vokallere ne koyarsanız iyi olur. Fakat şunu rahatça söyleyebilirim ki birinci versiyonunu daha çok beğendim. Çünkü bu versiyonu biraz daha slow R&B ve Groove türünde.
Daha ilk girişinde şarkının beni içine çekmeye başladığım şarkı. Kesinlikle ama kesinlike albümdeki favori parçam olmaya aday diyebilirim. Aslında ben o inanılmaz synthwave girdiğinde anlamıştım bir Fransız'ın bu şarkıya elini sürdüğünü. Ve zaten Kavinsky'i görünce tüm taşlar yerine oturdu. Bir süre sonra şunu fark ediyorsunuz, Abel Fransız Elektronik müziğine bayılyor. Hatta hemen hemen her albümünde bir tane Fransız Elektronik yapan biriyle bir parçaları var. Kiss Land'de Kavinsky, Starboy'da Daft Punk ve son albümü Hurry Up Tomorrow'da Justice. Hepsi de şarkıların prodüksiyonunu üstlenmiş ve hepsi de hari işler çıkarmış.
Albüm geneli bakacak olursak güzel bir albüm, lakin bazı parçalar dinlediğim türe hitap etmediği için bana hitap etmedi. Ama dinleyen için biçilmiş kaftan. Aralarında sevdiğim parçalar da var tabii ki. Onlar da listeme girdi. Şimdilik benden bu kadar diyelim. Yakında farklı türler ve farklı sanatçılar ile sizlerle tekrar birlikte olacağım. Sağlıcakla kalın.

Yorumlar
Yorum Gönder