Biraz da kendi sevdiğim albümlerden seçeyim dedim ve bugün için sizlere belki de en iyi debut albümlerinde biri getirdim. Karşınızda Melody's Echo Chamber'ın kendi adını taşıyan ilk albümü.Bu albümü neden sevdiğimi hakkında size o kadar net cevaplar vereceğim. Ama bunları şimdi söylemek yerine sona saklamayı tercih ediyorum.
Albüm hakkında genel bilgi vermek gerekirse prodüksiyonu Kevin Parker yani nâmıdeğer Tame Impala üstlendi. Ayrıca ek bir bilgi olarak da bu süreç kendisinin Wave House olarak da bilinen sahil evinde yapıldı (Tüm albümlerini bu evde kaydetmişti). Bütün enstrümanlar dahil. Sözler ise Melody'nin elinden çıktı. Aralarında Fransızca da parçalar olan bu bütüne en aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar ve dinlemeler diliyorum.
I Follow You
Kesinlikle dinlediğim en iyi beş açılış parçası arasına girebilir. Zaten Melody'nin de en çok dinlenen parçası bu. Girişte bizi basit bir elektro gitar karşılıyor ve davul da sonradan katılıyor. Ama sonra kendisinin vokalleri giriyor. Parçada aslında sevdiği kişiye duyduğu bağdan bahsediyor lakin bu bağlılığın sebebi aşk değil yalnız kalma korkusu. Eğer yalnız kalırsa saçma şeyler yapacağından ve kılavuzundan şaşacağını düşünüyor. O yüzden de takip ediyor. Pek olmasa da güvendiği kişiyi. Sözlerden sonra da bir elektro gitar solosu giriyor ama öyle böyle değil. Zaten kendisinin de elektro gitar sololarına karşı bir zaafı olduğunu düşünüyorum. Albüm genelinde fazlaca olan synth burada biraz az tutulmuş. Fakat bence böylesi daha iyi olmuş. Önceden dinlediğimden dolayı da ilk üçümü belirledim ve kendisi ikinci sırada.
Crystallized
Bir önceki şarkının aksine bu şarkıda bizi synth ile karşılıyor Melody. Sonra da ritim işin içine dahil oluyor. Demek istediği de altyapısı kadar basit ve sade. Madem gittin benimde seni takip etmeme gerek yok. Evvelki parçanın devamı niteliğinde aslında. Zaten sözleri de çok uzun tutulmamış. Ne denmek istenmişse yazılmış ve bitirilmiş. Sonunda da yaklaşık iki dakikalık bir müzikal intro var. Olmasa da olurmuş ama bence her haliyle güzel olmuş.
You Won't Be Missing That Part of Me
Gel gelelim benim en sevdiğim şarkıya. İnanılmaz bir parça. Kesinlikle ama kesinlikle hiç sıkılmadan dinlediğim, başa sara sara dinliyorum yani öyle böyle değil. Sevmemin nedenine gelirse şarkı sizi öyle bir içine çekiyor ki anlatamam. Synth kullanımına zaten Lonerism'den alışığım ama burada ayrı bir güzel olmuş. Hele ki giriş kısmında bir anda boşluğa düşer gibi sizi sürüklemesi muhteşem. Yine sözleri öyle upuzun değil. Benim de zaten sevdiğim kısmı da bir yandan bu. Az sözle size ne anlatmak istiyorsa onu başarıyor ve cilasını da atıyor. Sizi bilemem ama sırf bu parça bana bu albümü sevdirmeye yetti. Kısa ve manalı sözlerinin de ne anlattığına gelecek olursak, artık ayrılmışlar ve karşısındaki kişiye bunun o kadar da hatırlanacak ve arkasından yas tutulacak bir şey olmadığını anlatmaya çalışıyor. Zihnimize de "It won't be that hard to forget me" sözleriyle kazınıyor. Bence anlatmak istediğimi tam olarak anlattığımı düşünüyorum o yüzden geçelim.
Some Time Alone, Alone
Nakaratını çok sevdiğim bir şarkı. Lakin sözleri biraz ağır gelebilir. Ne kadar dürüstçe bahsetse de biraz anlatımın üstünü daha zor anlayalım diye örtmüş. Konu, uzaklaşmakdan bahsediyor. Ama bundan bahsederken de bunun bir zorunluluktan olduğunun da altını çiziyor. Son dizlerinde de bunu net bir şekilde de görebiliyorsunuz kısa bir parça zaten o yüzden geçiyorum.
Bisou Magique
Bisou Magique aslında bu albümdeki hikaye anlatımında verilen ilk file. Ki bunun bilerek yapıldığını bilelim. Uzatmadan konuya girecek olursak aslında burada biraz yanılgıya düşülmüş. Geçmiş geride bırakılırken içinde olan bir kıpırtı, heyecan. Hala içinde biraz da olsun umut var. Onu düşünüyor. Bunu da Sihirli Öpücük anlamına gelen Fransızca Bisou Magique kelimesini sembol haline getirerek yapıyor. Anlayabileceğiniz de üzere zaten bu şarkı Fransızca bir şarkı.
Endless Shore
Diğerlerine nazaran bence bunda çok iddialı bir parça. Hikayede ise Melody tüm bu olanlardan sonra yüzleşiyor. Hem hatalarıyla hem de takip ettiği kişi ile. Bunu da sözlerinden anlayabiliyor. Albüm genelinde zaten hikaye anlatımı çok basit ve sade tutulmuş. Ayrıca hatalarından da çok pişman. Bir daha yapmamak için de yalnız kalmak istiyor. En azından bir süre. İşte tam olarak bence kendine en dürüst olduğu parça da bu.
Quand Vas Tu Rentrer
Gözlerinizi kapatın çünkü bu şarkı sizi sevdiğiniz kişi ile lunaparkta gitmişsiniz gibi yapacak. O birlikte yan yana bindiğiniz çarpışan arabalar, gondoldan indikten sonra midenizin bulandığını birbirinize anlatışınız ve dönme dolapta yine birlikte izlediğiniz manzara aklınıza gelecek. Öyle bir melodisi var ki. İçinde kayboluyormuşsunuz gibi oluyor. Davullar da sonradan işin içine girince diyorsunuz ki bu ahanda oldu bu iş. Sözlerin anlamına gelecek olursak anlattıklarının tam tersi. Önceki şarkıdaki istediği yalnızlığa ulaşmış lakin o kadar yalnız ki hep odasının camından birilerini gelip gelmediğini gözlüyor. Şikayet de edemiyor çünkü böyle olmasının sebebinin de kendisi olduğunu biliyor. Quand Vas Tu Rentrer bence albümün en iyi parçalarından biri o yüzden listeme üçüncü şarkı olarak giriş yapıyor.
Mount Hopeless
Şimdi ise daha slow ve sakin bir altyapı ile giriş yapıyoruz. Çünkü konu da tam olarak bu. Arada kalmışlık ve belirsizlik. Eğer dikkatli dinlerseniz ton bir alçalıyor, bir yükseliyor. Arada davullar giriyor lakin çok durmadan onlar da gidiyor. Yani dediğim gibi altyapıda bile bir belirsizlik söz konusu. Burada Melody bu yalnızlığın içinden biraz daha sıyrılarak kendini sorguluyor. Ee tabi karşısındaki kişiyi de hallice. Yaşadıklarına anlam vermeye çalışıyor ama bir türlü beceremiyor.
IsThatWhatYouSaid
Hemen hemen her Melody's Echo Chamber albümünde en az bir tane olan backmasked diye tabir ettiğimiz ters bir altyapı ile oluşturulmuş bir şarkı. Zaten enstrümantal olduğu için üstünde çok yorum yapamayacağım. Fakat içindeki gitar ters bile olsa aşırı iyi :)
Snowcapped Andes Crash
hayattadır. Şarkıda değindiği asıl konu ise o uçakta seyehat eden "Methol" çiftiydi. Javier ve Liliana 4 çocuk sahibiydi. Birlikte Şili'ye gidiyorlardı. Kaza olduktan sonra ikisi de sağ kurtulmayı başarmıştı ama Liliana gece uyurken yaşanan çığ felaketinde hayatını kaybetti. İçlerinde Javier'in de bulunduğu geriye kalan 16 kişi iki ay sonra kendi çabaları ile kurtarıldı. İşte burada da Melody'nin sözleri ile tekrar geçmişe dönüyoruz.
Me and my love are we going to die?
No one is searching for us and I′m cold
I'm waiting, waiting
Me and my love are we going to die?
Silence is deafening as the night
Wait in the snow
There goes my hope
End in the snow
Snow
Kısa bir bilgi olarak bu konu aynı zamanda Rick And Morty'nin bir bölümünde gönderme yapılmıştır. 4. Sezon 8. Bölümünde Morty kız arkadaşı ile bir aynı uçak kazasını geçirir. Morty zamanı geriye alma kumandasını bulmaya çalışır.
Be Proud Of Your Kids
Zaten adından da anlayabileceğiniz bir şekilde neşeli bir parça ama bana çok hitap etmiyor. Ama Kevin da bunu göz önüne alarak tasarlarmış. O yüzden şarkıda çocuk vokalleri var aralarda. Yine çok bir şey diyemeyeceğim bu parça alakalı.
Geldik sona. Bana göre bence en iyi psikedelik rock albümlerinden biri. Zaten bunda Kevin'ın da büyük bir emeği var. Dinlediğiniz takdirde zaten benzerliklerii anlarsınız. Ama sakın bu albümü bir Tame Impala kopyası olarak düşünmeyin çünkü Kevin ve Melody çok ayrı şekillerde dizayn etmiş parçalarını. Şimdi neden sevdiğim konusuna gelirsek zaten birinci olarak dedim Kevin yapmış altyapıyı. Zaten bu adamın olduğu, yaptığı veya dokunduğu her parça dinleniyor. İkinci olarak da Melody'nin muhteşem sesi ve yazdıkları. Ne demek istediğini o kadar güzel bir biçimde ifade etmiş ki siz dinlerken sanki bir masalın içinde ilerliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. İki madde de birleşince ortaya bence müzik tarihinin en iyi psikedelik rock albümlerinden biri çıkıyor.
Evet benden bu günlük bu kadar diyelim kendinize iyi bakın dostlar görüşmek üzere.


Yorumlar
Yorum Gönder